• BIST 100

    15255,15%0,89
  • DOLAR

    43,19% 0,03
  • EURO

    50,24% -0,07
  • GRAM ALTIN

    6406,89% -0,36
  • Ç. ALTIN

    10346,92% -0,23

İş Yerlerinde Kıskançlık Kültürü ve Görünmez Engeller

Modern iş yerlerinde başarı çoğu zaman alkışlanmaz; sessizlikle cezalandırılır. Kıskançlık kültürü, emeğin görünmezleşmesine yol açar.

GÜNDEM 20.12.2025 17:40:10 0
İş Yerlerinde Kıskançlık Kültürü ve Görünmez Engeller

Modern çalışma hayatı, dışarıdan bakıldığında rasyonel hedefler, performans tabloları ve profesyonel ilişkiler üzerine kurulu bir düzen gibi görünür. Oysa kapalı kapılar ardında, bu düzeni sessizce şekillendiren çok daha ilkel bir duygu vardır: haset.

Bugün pek çok kurumda liyakat ve üstün performans, ortak bir gurur kaynağı olmaktan çıkmış; mesai arkadaşları için bir huzursuzluk nedeni, yöneticiler için ise “dengeyi bozan” bir risk unsuruna dönüşmüştür.

Bu yüzden çağdaş iş yerlerinde en çok cezalandırılan şey açık bir başarısızlık değil, fazla görünür bir başarıdır. Emek reddedilmez; alkışlanmaz. Görmezden gelinir. Sessizlikle geçiştirilir. Ve bu sessizlik, çoğu zaman en ağır yaptırım hâlini alır.

Max Weber, modern bürokrasiyi tanımlarken, profesyonelliğin kişisel duygulardan arındırılmış olması gerektiğini söyler. Ona göre iş dünyası, öfkenin ve kişisel hırsların kapıda bırakıldığı rasyonel bir “demir kafes”tir.

Ancak günümüz çalışma hayatı bu idealden oldukça uzaktır. Duygular ortadan kalkmamış, sadece bastırılmıştır. Bastırılan her duygu gibi kıskançlık da doğrudan değil; dolaylı, örtük ve kurumsal biçimler alarak kendini göstermektedir.

Toplantılarda emeğin yok sayılması, başarıların “şans” olarak etiketlenmesi, takdirin sistematik biçimde esirgenmesi… Bunların hiçbiri tesadüf değildir. Rasyonellik iddiasının arkasına gizlenen bu tutumlar, iş yerlerinde yaşanan sessiz duygusal savaşların en yaygın biçimleridir.

Thorstein Veblen’in statü ve kıyas üzerine yaptığı analizler, bu tabloyu daha da görünür kılar. Veblen’e göre birey, kendi değerini mutlak ölçütlerle değil; başkalarıyla kıyaslayarak belirler.

Bu nedenle bir ofiste bir kişinin parlaması, diğerleri için yalnızca onun başarısı anlamına gelmez; aynı zamanda kendi konumlarının sorgulanması anlamına gelir.

Bir mesai arkadaşının terfi etmesi ya da takdir edilmesi, bireyin yüzüne tutulmuş bir ayna gibidir. O aynada görülen şey çoğu zaman şudur: “Ben gerideyim.” Bu duyguyla baş etmenin iki yolu vardır. Ya kişi kendini geliştirir ya da başarılı olanı aşağı çekmeye çalışır.

Ne yazık ki modern iş kültüründe ikinci yol daha sık tercih edilir; çünkü daha az emek, daha az yüzleşme gerektirir.

Robert K. Merton’un anomi kavramı, iş yerlerindeki bu durumu anlamak için önemli bir çerçeve sunar. Liyakat duygusunun zedelendiği, emeğin karşılık bulmadığı ortamlarda çalışanlar, hedeflere meşru yollarla ulaşamayacaklarını düşünmeye başlar. Bu noktada sağlıklı rekabet yerini başarısızlıkta eşitlenme arzusuna bırakır.

Standartların üzerinde çalışan kişi, sistemi rahatsız eden bir unsur gibi algılanır. Başarı, örnek alınması gereken bir değer olmaktan çıkar; susturulması gereken bir istisnaya dönüşür. Kurum içinde görünmez bir vasatlık zırhı örülür ve bu zırhı delen her emek, sessizlikle boğulur.

Pierre Bourdieu’nün “sembolik şiddet” kavramı, bu sessizliği anlamlandırmak açısından son derece açıklayıcıdır. Ortada fiziksel bir saldırı yoktur; ancak emeğin sürekli küçümsenmesi, başarının normalleştirilerek değersizleştirilmesi, takdirin bilinçli biçimde esirgenmesi tam anlamıyla sembolik bir şiddettir.

Bu durum bireyin öz-değer algısını aşındırır, kendi yeterliliğini sorgulamasına yol açar ve zamanla kurumsal yabancılaşmayı derinleştirir.

“Modern iş yerlerinde cezalandırılan şey başarısızlık değil, fazla görünür başarıdır.”

Hannah Arendt’in sözünü ettiği “kötülüğün sıradanlığı” da tam bu noktada devreye girer. Büyük haksızlıklar çoğu zaman büyük gürültülerle değil; küçük suskunluklarla, görmezden gelmelerle ve “normal” kabul edilen davranışlarla büyür.

İş yerinde başarıyı alkışlamamak, adaletsizliğe ses çıkarmamak, emeği görünmez kılmak… Bunların her biri tek başına önemsiz gibi görünür. Ancak süreklilik kazandığında etik çürümenin gündelik pratiğine dönüşür.

Kıskançlığın egemen olduğu bir çalışma ortamında ilk kaybolan şey yaratıcılıktır. Çünkü kimse parladığı için hedef olmak istemez. Kurumlar zamanla güvenli olan vasatlığa çekilir; yenilik, cesaret ve üretkenlik sessizlikle bastırılır.

Bir akademisyen dostumun çok yerinde bir sözü vardır:
“Gerçek tehlike cehalet değil; etik pusulasını kaybetmiş bilgidir.”

Bilgi ve yetenek, vicdan ve empatiyle birleşmediğinde; üretmek için değil, engellemek için kullanılan araçlara dönüşür. Oysa bir kurumun gerçek gücü, en başarılı çalışanını ne kadar bastırabildiğiyle değil; o başarıdan ne kadar ilham üretebildiğiyle ölçülür.

Başkasının mumunu söndürmek, bizim evimizi aydınlatmaz. Aksine, karanlığı çoğaltır. Çünkü başarı, paylaşıldıkça meşruiyet kazanan; alkışlandıkça toplumsal bir değere dönüşen bir mirastır.

Halil İbrahim Türkgenç’ten Miraç Kandili Mesajı

Yerli Ar-Ge’den Kanserde Yeni Patent: Akıllı Tuzak

İl Müdürü Eskici’den Madalyalı Kulübe Anlamlı Kabul

Emekliye Enflasyon Kalkanı: Demokrat Parti’den Kanun Teklifi

Adem Demirtaş’tan Miraç Kandili Mesajı

Nezir Karayün’den Miraç Kandili Mesajı

Ekrem Kap’tan Miraç Kandili Mesajı

Serdal Güzel’den Miraç Kandili Mesajı

İlker Gürbüz’den Miraç Kandili Mesajı

İlhan Yıldız’dan Miraç Kandili Mesajı

Velittin Küçük’ten Miraç Kandili Mesajı

Temel Başalan’dan Miraç Kandili Mesajı

Zeki Koçinkağ’dan Miraç Kandili Mesajı

Vehbi Orakçı’dan Miraç Kandili Mesajı

Mahmut Yusuf’tan Miraç Kandili Mesajı

Orhan Tıraşoğlu’ndan Miraç Kandili Mesajı

Mustafa Gevrek’ten Miraç Kandili Mesajı

Mehmet Abdioğlu’ndan Miraç Kandili Mesajı

Eyyüp Günay’dan Miraç Kandili Mesajı

Tayfun Özyolcu’dan Miraç Kandili Mesajı

Zekeriya Postacı’dan Miraç Kandili Mesajı

Mustafa Necati Işık’tan Miraç Kandili Mesajı

İsmail Faruk Aksu’dan Miraç Kandili Mesajı

Togay Çoban’dan Miraç Kandili Mesajı

Muhammed Mustafa Karayün’den Miraç Kandili Mesajı

Edip Han; Üretkenlik ve Gelecek Vizyonunu Buluşturduk

Altın Adam’ın Öğrencileri Balıkçı Kenan’da Buluştu

Derin Rüyam Kamiloğlu İzmir’de Anlamlı Şampiyonayla Anıldı

İzmir’den 10 Bin Genç 110. Yılında Çanakkale’de

Bilim ve Edebiyat Yozgat’ta Aynı Buluşmada

Yükleniyor

Halil İbrahim Türkgenç’ten Miraç Kandili Mesajı

Yerli Ar-Ge’den Kanserde Yeni Patent: Akıllı Tuzak

Adem Demirtaş’tan Miraç Kandili Mesajı

Nezir Karayün’den Miraç Kandili Mesajı

Ekrem Kap’tan Miraç Kandili Mesajı

Serdal Güzel’den Miraç Kandili Mesajı

İlker Gürbüz’den Miraç Kandili Mesajı

İlhan Yıldız’dan Miraç Kandili Mesajı

Velittin Küçük’ten Miraç Kandili Mesajı

Temel Başalan’dan Miraç Kandili Mesajı

Demokrat Parti Şişli’de Güç Gösterisi Yaptı

Başakşehir’de Siyasette Diyalog: CHP’den Demokrat Parti’ye Ziyaret

Erdoğan’dan Filistin Ve Dünya Gündemine Net Mesajlar

Üye Sayısını Yükselten Partiler !

Balıkesir YRP’de Çirkin Paylaşım Krizi Büyüyor

Tarık Barka’ya Büyük Sevgi: Başakşehir Ayakta

Demokrat Parti Esenyurt Kongresi: Ercan Karakurt Seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'li belediyelere vergi tepkisi...

Ağıralioğlu; Yapılanı Yok Saymayız, Yapılmayanı Tamamlamaya Geliyoruz ( GÜRÜNTÜLÜ HABER )

Atatürk’ün Selanik’teki Evi yenilenen yüzüyle ziyarete açıldı

Dağınıklık Çağında Tek Hedefle İz Bırakmak

Kimse Alkışlamıyor Ama Bu Şehir Onlara Emanet

Bahçekent’te Çocuklara Güven Veren Jimnastik Adresi

“Ehl-i Kadayıf Bahçekent’te Lezzeti ve Güler Yüzüyle Öne Çıkıyor”

Manisa Vakfı Engelliler İçin Anlamlı Program Düzenledi

Bahçekent’in Yeni Lezzet Durağı Mehmet Chef Açıldı

Anadolu’nun Gönüllü Ormancısı: Abdullah Karataş’ın Hikâyesi

Bahçekent’te Sevilen Çiğ Köfte Noktası: Komagene

Bahçekent’te Uygun Fiyatlı Boya ve Tadilat Hizmeti

Bahçeşehir’in Güzellik Durağı: Neslihan Acar Beauty

İzmir’den 10 Bin Genç 110. Yılında Çanakkale’de

Türkçenin Gücü Öğrencilerle Buluştu

Öğrencilerle Kitap Dolu Bir Gün

Eğitime Değer Katan Ziyaret

Gençler Geleceğini Bu Buluşmada Konuştu

Postacı; Amacımız Akademik ve Ahlaki Yönden Güçlü Bireyler

Bilim ve Kariyer Söyleşileri Öğrencilere İlham Verdi

88’inci Köy Pazarcık: Köy Okulunda Bilim Umudu

Ashabı Kehf Anadolu İmam Hatip’te Gençliğe Değer Vurgusu

Okullarda İyileşme Modeli Tartışılıyor

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 17 13 1 3 27 42
2.FENERBAHÇE A.Ş. 17 11 0 6 25 39
3.TRABZONSPOR A.Ş. 17 10 2 5 13 35
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.SAMSUNSPOR A.Ş. 17 6 4 7 2 25
7.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 17 6 6 5 9 23
8.KOCAELİSPOR 17 6 6 5 -2 23
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 17 6 6 5 -6 23
10.CORENDON ALANYASPOR 17 4 4 9 1 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 17 5 9 3 -3 18
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 17 3 8 6 -10 15
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 17 4 10 3 -15 15
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 17 2 12 3 -18 9